"Her şeyi kontrol edemezsin ama Her Şeyi Kontrol Eden'e güvenebilirsin."
Kaygı Çağında Ruhun Kalesi: Tevekkül
Modern dünya bize sürekli bir mesaj fısıldıyor: "Daha çok çalış, daha çok planla, her ihtimali düşün ve her şeyi kontrol et!" Ancak ne kadar çok plan yaparsak, belirsizlikler karşısında o kadar çok kaygı (anksiyete) duyuyoruz. Dijital ekranlardan üzerimize akan bilgi seli, bizi geleceğin karanlık senaryolarıyla korkuturken; ruhumuz asıl ihtiyacı olan limanı unutuyor: Tevekkül.
Çoğu zaman tevekkül, hiçbir şey yapmadan beklemekle karıştırılır. Oysa gerçek tevekkül, "elinden gelenin en iyisini yapıp, sonucun hayrını Allah'a bırakmaktır." Tıpkı toprağa tohumu eken çiftçinin, sulamasını ve bakımını yaptıktan sonra rızkı veren Rezzâk'a güvenmesi gibi...
Tevekkül Bir Vazgeçiş Değildir
Unutma: Tohumu ekmeden beklemek tevekkül değil, tembelliktir. Tohumu ekip "ya büyümezse" diye uykusuz kalmak ise tevekkül değil, kaygıdır.
Günlük hayatın stresi içinde boğulurken bu üç manevi adımı hatırlamak kalbe inşirah (ferahlık) verir:
Kaygıyı Teslimiyete Dönüştüren 3 Adım
Günün Tefekkürü
"Kuşlar yarın ne yiyeceğini düşünerek uyanmazlar ama akşam yuvalarına tok dönerler. Sen, gökleri ve yeri ayakta tutan Allah'ın seni unutacağını mı sanıyorsun?"